20 Ağustos 2011 Cumartesi

Ey hayal(ci)gücü sen neymişsin!


Şuan kendime kafan hayrolsun hayalci demek istiyorum ama girişimlerim başarısız sonuçlanıyor.
Fonda çalan şarkıyı dinledikten sonra -ki burdan merakınızı giderebilirsiniz- ne demek istediğimi çok iyi anlıycaksınız.
Nostalji üstüne nostalji patlatıyorum şuan.                                                Benzemez kiiiimse sana.
Halim harap be blog.                                                                                  Tavrına hayran olayım.
Verdiğim kiloları löp löp geri alıyorum mesela.
Yaklaşık iki haftadır istisnasız hergün sabah yedi sekize kadar oturup akşam 15e kadar uyumayı huy edindim mesela.Şuandaha04:21
Beyaz sandaletlerimin hiç bir canlı varlığın veremiyeceği zararı bir günde-topu topu altı saat- bol işkenceli şekilde verişine engel olamadım,ayaklarıma haftalarca geçmiyecek kesiğimsi yaralar bırakışını,yavaş yavaş su toplayışını ses etmeden izledim mesela.
Mesela hala bi d90ım yok.
Ama ben hayallerimden hala eksik etmiyorum.
Mesela tam Zeki Müren'den Senede Bir Gün dinler iken rüyam aklıma geliyor bir anda-özüme dönüp-
ve
Teo'nun Bana Öyle Bakma tınıları odamı dolduruyor ağardan.



Of geç bunları hayalci sen Teo'yu nasıl gördün rüyanda dersen :
Varya of derim of.
Teomana sarılarak uyumuş bir insan evledı var karşında şuan ey dost.
Göz göze en güzel şarkılarını söylemiş.
Aynı anda elinide tutmuş.
Başını omzuna yaslayıp.
Mekan benim odam!
Ve tabii benim muhteşem hayalgücüm.
Of diyorum blog.
Aslında Teo'yu beğenirimde öyle ayılıp bayılma huyum yoktur.
Genelde müziği ve sesinin çekiciliğiyle ilgilenirim.
Müziği bıraktım dedi ya o koydu bana.
Hemen aldım onu yamacıma.
Yetmedi aynı gece Johnny'mide gördüm.
Ama ona -feci ayılıp bayılmama!- rağmen Teo'yle olan samimiyetimin zerresi yoktu -ne yazık.

O diilde,
Bazen diyorum ki sigara içsem kahve gibi içermişim ben.
İçmem de.
Yani mesela şuan masadamdaki kahve gibi.
İhtiyaç gibi.
Hani böyle düşünmek için ilaç gibi geliyor kahve.
Bi yudum iç.Bi yudum düşün.Sonra tekrar bi yudum iç.
Sigara da böyle değilmi.
Bi fırt çek,bi fırt düşün.
Kahveni al eline,otur camının önüne.
Dumanı sarsın etrafını.
İçtikçe kapatsın iştahını.
Tamam sakinim.

O zaman yazımı Annem(yaş40küsür-yıllardırsaymakyasak) ve erkek kardeşim(yaş10) Speedy Gonzales arasındaki güzel dialogla sonlandırmak isterim.

Annem :  Ben sana sokakta oyna kimsenin evine gitme demedim mi oğlum?
Speedy:  Ama anne Kerem çağırdı,annesi de 'Çekinme gel' dedi.
Annem:  Ama sen yinede çekin.
Speedy:  Bende çekinmeye çalıştım zaten!
Hayalci:  Hönk!

Bi' gitsem iyi olabilir.
Ne demiştim.
Kafam hayrolsun.

4 çemkirme:

yaş tahta dedi ki...

O ne güzel bir giftir, zaten aklımdan çıkmayan kahveyi önüme getirdin :)

hayalci dedi ki...

Yaş Tahta:Kahvenin gifi bile insanı harekete geçirmeye yetiyo dimi :D

CherrybLossomgirL dedi ki...

sen benim rüyalarımı eledin bile , baya yaratıcı rüyalar görürürüm ama bir brad pitt ile odamda sarılıp uyuyamadım tühhh! :)

Goşemef dedi ki...

bu aralar bir çok blogda rüya konulu yazılar görüyorum, hayrola inş :)
yazın yine çok ilgimi çekti hayalcim :)

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails