28 Mayıs 2012 Pazartesi

halet-i ruhiye

Yedi hazirana kadar modum budur.
Yapılabilecek tüm gereksiz şeyleri yapabilme potansiyeline sahibim.
Anlatacağım şeyler var  ama güzel günlere saklıyorum.
Tehlikeliyim.
Ateşle yaklaşmayınız.
Kendinize iyi bakınız.
Tanrı bizi korusun.

20 Mayıs 2012 Pazar

Nikon D90'dan vazgeçmek.

Aloha millet.
Son günlerdeki havadisleri bir sonraki postta belirteceğim ama önce size danışmam gereken mühim şeyler var.
Evet sonunda o müthiş zaman geldi.
Bogumu açtığımdan beri D90 diye zırıl zırıl ağlamalarım,para biriktiriyorum ben yea demelerimin biteceği zaman geldi.
Param birikti.
Tanrım ben bile hala inanamıyorum be blog.
Valla bak.
Ama bundan sonra kimse bana para biriktirmekten bahsetmesin.
Ay nasıl bunaldım.
Biriktirdiğim para gıdıklıyo resmen beni,gel beni ye gel beni ye diye.
Neyse lafı bile bile dolandırdığımın asıl konuya bir türlü gelmek istemediğimin belki farkına varmışsınızdır.
Konu şu ki D90'dan vazgeçmek durumundayım.
 Birisi bana şu cümleleri kuracğımı söylese hadi len ordan derdim.
Ama gayet kendi ellerimle ve hür irademle aldım bu kararı.
Hala dönme şansım var mı? Evet.
Dönücek miyim? Belki.
Yok yok artık dönmek yok.
D90 benim gözümde bir efsane gerçekten.Nuhteşem bir makine.Yıllardır hayallerimin zirvesinde yıkılmadan duran sırasını bekleyen şahane.Ama şöyle bir durum var ki ben para biriktirene kadar aradan yıllar geçti ve D90 artık üretilmiyor.Ve ne yazık ki teknolojinin biraz gerisinde kaldı.
Ben bir Nikon'cu olmak istiyordum.
Ama D7000 fiyatı öyle uçuk ki yan gözle bakamıyorum.Biraz daha beklemeye ise sabrım yok.
Nikon D5100 ,Nikon'daki tek seçeneğim oluyor ki ona da bir türlü ısınamadım.
Velhasılıkelam uzuuuuuun araştırmalar sonrası kararım:
Canon 600D+18-135 lens.
Makina alan almayı düşünen araştıran yani kısacası küçük bir fikri olan herkesi yorum kısmına bekliyorum.
Nerden almalıyım?
Canon 600D + 18-135 (Hayyam)
Canon 600D + 18-35 + 50mm 1.8 (Garantili)
seçeneklerinden hangisini tercih etmeliyim ? 
Ya da yok Hayalci bak şu makinayı alsan daha iyi olur diyeniniz var mı? 
Blogumu okuyan kişiler benim ne kadar kararsız bir insan olduğumu iyi bilirler.
Hadi canlar,burdayım,bi fikir bekliyorum?
Yazım hatalarının kusuruna bakmayın,yazı jet hızıyla yazıldı.
 


18 Mayıs 2012 Cuma

Siyah.Beyaz

Üzülme der Mevlana.
Devam eder; 
Kızma hiç kimseye yaptıklarından dolayı aksine teşekkür et ihanet edenlere sadakati öğrettikleri için. 
Minnet duy yalancılara doğrunun farkına varmanı sağladıkları için. 
Mutsuz edenlere dua et mutluluğu daha derin hissettirdikleri için. 
Herkesi sev yaşamına bir anlam kattığı için. 
Hayat bu yüzden daha güzel siyahlar beyazı farkettirdiği için.

23 Nisan 2012 Pazartesi

Atatürk'ün Çocuklarıyız.

Tüm çocuklardan bir farkımız var biz #ataturkuncocuklariyiz 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı hepimize kutlu olsun.

Kuaförlerden nefret ederim demiş miydim!

 Şu an kendimi çok mutsuz hissediyorum.
Çok.
Çok.
Saçımı acımasızca kesen o sürtük kuaförü boğmak istiyorum.
Boğmak.
Benim harika bi deli kuaförüm vardı.
Her seferinde tırsa tırsa gider,mutlu çıkardım ordan.
Pek şahane saç keserdi.
Ne boy istediğimi bilir konuşturmazdı bile beni.
Çatlaktı falan ama sonsuz güvenirdim ona.
Ama lanet olsun ki taşındı.
Hemde taaaa Kocaeli'ye.
İstanbul sınırları içinde kalabilseydi hiç üşenmez giderdim ama yeni birini bulmak lazım dedim ve tam 14 aydır kestirmediğim belime kadar uzayan canım saçlarımı kestirmeye gittim.
Kendi kopasıca ayaklarımla.
Gittiğimde beni biraz bekleticeğini söyledi.
Ah bende sorun değil dedim.!
Demez olaydım.
Sıra bana geldi bende gayet kendimden emin bi şekilde oturdum.
Ona nasıl kesmesi gerektiğini anlattım ve üstüne birde kendi saçımın eski bi fotoğrafını gösterdim.
Bu kesti de kesti.
Arada çok kısa olmuyo dimi? diye uyardıysam da beni dikkate almadığını çok geç anladım.
Tabi ben arkayı göremiyorum ya anlamadım hiç.
Bittiğinde aynayı tuttuğunda neye uğradığımı şaşırdım.
Biraz kısa olmuş falan diye mızıldandım ama duymazdan geldi kendisi.
He bide katlı kesimi de hiç becerememiş.
Bitek uç kısımlarına kat atmış. 
Liseden beri hep uzun kullandığım saçlarım şuan -araboy-.
Hatta neredeyse omuzlarımda.
Ve -araboy- en sevmediğim boydur.
Ya da artık en sevmediğim boy.
Şaka yapmıyorum.
Ciddi anlamda mutsuzum.
Çok mutsuzum.
Çok mutsuzum.
Çok mutsuzum.
Ben kendimi bişeylerle öldürmeye gidiyorum.
Kuaförlerden nefret ediyorum.

9 Nisan 2012 Pazartesi

Nötr.

Muhteşem günler geçir-mi-yorum.
Harika bir havam yok.
Uyumak mutlu et-mi-yor.
Uyanmak mutlu et-mi-yor.
Saçmasapan kahkahalarım var.
Konuşmak iyi gelse de,
Bastırdığım hıçkırıklarım var.
Tam -onaltı- dersin sınavını atlattığım için şahane bir rahatlama yaşa-mı-yorum.
Kitap okumak iste-mi-yorum.
Film izlemek iste-mi-yorum.
Lanet ödevleri yapmak iste-mi-yorum.
Keyifsizim.
Bu durum hiç benlik diil.
Odamın dağınıklığını toplamak bana şuan iyi gelen tek şey.
Tek istediğim biraz huzur.
Biraz.

6 Nisan 2012 Cuma

Biraz Daha.

Son 2 vizeyi saymazsak vizeler bitti gibi.
Haftasonu sınavlarını da bi atlatıyim,
Gelicem.
Kulaklığım,kahvem ve kitabımla buluşmama az kaldı.
Related Posts with Thumbnails