Aloha.
Kendime bu yazıyı yazıp yayınlamak için yirmi dakika veriyorum.
Çalışılacak tonla ders notum,cebelleşilecek yığınla sınavım var,ama bendeki bu rahatlık nerelerden geliyor anlamış değilim.
Ondokuz Kasım Cumartesi günü saat 2'ye kadar yaşamak haram bana.
Kendimi -mürekkebi bitmiş tükenmez kalem gibi hissediyorum.'
Vücudum yorgun,kafamsa bi dünya.
Ders çalışıyım diyorum,otuzsekizinci hayal semalarında dolaşırken notun kenarına çizdiğim saçma sapan şekilleri görüp kendime geliyorum.
Her sınav dönemi olduğu gibi yaratıcılığım had safhada.
Kutu kaplamak,elime her geçen kağıttan kalp kesmek,annemin dikiş makinasıyla uğraşmak,kitaplığımı düzenlemek,komidin boyamak,her yeni posta yorum yapmak ve hatta bir zamanlar kursta zorla çizdiğim karakalem resimleri şimdi bidaha bidaha çizmek istiyorum.
Çalışmaktan kaytarmak için eski rimelimin içindeki fırçayı saatlerce yıkayıp temizlemek gibi saçma sapan hobiler uyduruyorum.
Bu da bu günün şarkısı olsun.
Küçük nutella kumbaramda biriktirdiğim bozukluklarla büyük hayaller kuruyorum.
D90'ım mı?
O hala yok be blog.
Ama çok yaklaştığımı babamın tavırlarından az da olsa hissedebiliyırum.
Ya da ben evde öyle çok ♥D90♥ diyorum ki o da mecburen bu tavıra bürünüyor.
Şunu da seksensekizinci kere söylüyorum ki,diyete,spora ve azime ihtiyacım var.
Bu arada sorarım size benim yanaklarım şuan neden alev alev yanıyor?
Ya ayaklarımda neden çorap,patik,terlik üçlüsünden biri bile yok?
Annem neredeyse kürkle dolaşırken bu ateş neremden çıkıyor merak ediyorum.
19:43
Millet twitterda -Kasımda Aşk Başkadır- twitleri atadursun,
Ben sınav kağıtları arasında intahar etmeye gidiyorum.
Başlıkta da belirttiğim gibi dostlar,
Kasımda aşk yoktur,vizeler vardır.
Biliyorum ki bu durumda olan birtek ben değilim.Vize haftasını en az hasarla atlatmak dileğiyle.
Nescafeli günleriniz geceleriniz olsun!
Adios.
19:48.








